Buluşma Heyecanı
Her geçen gün yeni birileriyle tanışıyor yeni arkadaşlıklar kuruyoruz. Ancak hiç biri eski arkadaşlıkların yerini tutmuyor. Eski arkadaşlıklar aynı zamanda zaman içinde yürütülmesi zor bir hal alıyor. İş ya da evlilik gereği herkes ayrı bir yere dağılıyor. İşte gerçek arkadaşlıklar da böyle dönemlerde ortaya çıkıyor. Biz de eski arkadaşlar olarak her yıl belirli zamanlarda belirlediğimiz yerlerde toplanmaya gayret ediyoruz. Tabi geleneksel buluşmamız her yıl aynı tarih ve yerde olmuyor. Bu yıl bu büyük buluşma İzmir’de olacak. Bir kaç günlük kız kıza bu kaçamak İzmir’de yaşayan arkadaşımızı ziyaret ile gerçekleşecek. Şimdiden planlar yapıldı. Yine eskiden olduğu gibi gezecek, sabahlara kadar pijama partileri verecek, dedikodu yapacak ve tabi ki http://www.para-yatirmasiz-casino-oyna.com sitesinde oyunlar oynayacağız. Hepimiz heyecan ile zamanın geçmesini bekliyoruz. O güne kadar geçmek bilmeyen zaman birlikte geçireceğimiz birkaç gün su gibi akıp gidecek.
İdeal erkek
Bir erkek düşünün, futboldan nefret etsin. En heyecanlı dünya kupalarının olduğu dönemlerde bile bu olayla hiç ilgilenmesin. Bırakın kahveye gitmeyi, tavla oynamayı bile bilmesin. Sanal casino sitelerinden bahsetmiyorum bile, pişti oynamayı dahi bilmesin. Arada içki içsin ama, asla ölçüsünü kaçırmasın. Klasik müzik dinlemekten hoşlansın, ney üflesin canı sıkıldığında. Yemek seçmesin, hatta erkeklerin çoğunun nefret ettiği ot yemeklerini et yemeklerine tercih etsin. Kadın arkadaşlarınızın sıkıcı aşk dertlerini sabırla dinlesin. Aynı zamanda zeki olsun, leb demeden leblebiyi anlasın. İşinde başarılı olsun, iş yerinde herkes kendisini sevsin. Tanıştırdığınız bütün arkadaşlarınız kendisine bayılsın, “ ne şanslısın” desinler size.. Asla sesini yükseltmesin, hiç kavga etmesin. Günde on kere “ seni seviyorum” demekten bıkmasın. Seçtiğiniz en saçma yerli dizileri bile oturup sizinle birlikte seyretsin, ev adamı olsun. “Böyle bir erkek olur mu?” demeyin olur, adı bende saklı kalsın..
Halim Duman Sanki
Dün akşam arkadaşlarım konsere gittiler. Günlerdir geziyorlar ama onlarla çok az takılıyorum. Şu genç yaşıma rağmen içim çürümüş sanki. Annem bile benden daha sosyal takılıyor. Onun yarı yaşında olmama rağmen o benden daha çok geziyor, arkadaşlarıyla vakit geçiriyor. Ben ise evde oturmayı, kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dizi izlemeyi daha çok tercih ediyorum. İnsanlar bana sanki depresyondaymışım gibi davranıyorlar ama değilim. Depresyondaki insanlar mutsuz, huysuz, keyifsiz olurlar. Ben değilim. Hayatımdan gayet memnunum. Okul derdim yok, çoktan mezun oldum. İş derdim yok, kendi atölyemizi işletiyorum. Hayatımda sorun teşkil edebilecek hiçbir durum yok. Mutsuz olmak için herhangi bir sebebim yok. Sadece yapım gereği kalabalığı sevmiyorum. Kendimle takılmayı daha çok seviyorum. Tabi ki arkadaşlarımla vakit geçirmek benim de hoşuma gidiyor ama sürekli değil. Www.yeni-casino.com gibi eğlenceli internet seçenekleri de kendimle takılabilmem için çok iyi alternatif sağlıyor.
Ağaç Altında Oyun
Başlığa bakınca yakar top, salıncak, futbol, voleybol vb. gibi oyunlar aklınıza geldi biliyorum ama benim anlatacağım biraz farklı bir hikaye. Havanın güzel olduğu haftasonları her ailenin yaptığı gibi biz de arkadaşlarımızla toplanıp pikniğe gittik. Yiyecekler tüketildikten sonra hanımlar sohbete, çocuklar oyuna dalarken biz erkeklere de yapacak iki üç şey kalıyor. Ya futbol, ya para ya da araba muhabbeti yapmak… Veya tavla veya okey gibi oyunlar oynamak. Yanımızda o tarz oyun malzemesi olmadığından, futbol ve araba konularını tükettikten sonra konu "nasıl köşeyi döneriz?" sorusunun cevabını aramaya gelince arkadaşlarımdan birisi bana www.mobil-canli-oyun.com sitesini gösterdi. Siteyi incelediğimde casino oyunlarını cep telefonuyla da oynayabileceğimi keşfettim. Hemen oradaki casinolardan birinin uygulamasını indirdik beraber ve biraz slot çevirdik. İlk üyelikte kazandığım bonuslar bir yana, hayatımda hiç ağaç altında yatarken para kazanmamıştım, gerçekten çok eğlenceli bir gün geçirmiş oldum…
Yemek Derdi
Size de oluyor mu bilmiyorum ama akşama doğru aklıma gelen “ne yiyeceğiz?” sorusu hep kafamı kurcalıyor. Biz sevmiyoruz dışarıdan yemek söylemeyi. Hep evde yapıyoruz. Hem sağlıklı hem de ekonomik bir yöntem bu ama, her gün ne pişireceğini şaşırıyor insan. Dün akşam üzeri yine bir taraftan kafamdan yemekler geçiyor, bir taraftan da www.casino-bedava-slot-oyunlari.com sitesinde oyun oynuyordum. Birden aklıma kuru patlıcan dolması geldi. Nasıl severim, bak yine ağzımın suları aktı. Üşenmedim yaptım, inanın koca tencereyi iki kişi sildik süpürdük. O ne lezzet anlatamam size. Adana'ya gittiğimde öğrenmiştim tarifini. Bol salçalı, bol baharatlı, hafif acılı tam usulüne göre yapıyorum söylemesi ayıp. Meraklıyımdır yemek yapmaya, yapınca da hakkını vererek yaparım. Kuru patlıcan dolmasını da Güney usulü yapınca tadı çıkıyor, ne derseniz deyin. İnternette bir sürü tarif var, canınız çektiyse üşenmeyin siz de yapın. Şimdiden afiyet olsun diyorum hepinize..
Bottle ile Park Gezimiz
Köpeğim Bottle 3 yaşında sarı renkli bir Chow Chow. Onu çok seviyorum. Annem bana onu 16 yaşımdayken almıştı. Şimdi 19 yaşımdayım ve üniversite ikinci sınıfa gidiyorum. Bottle’ı okul çıkışında, sabah kalkınca ve akşamlar günde 3 kez dışarı çıkarırım. Birlikte çok eğleniriz. O başka köpeklere gider oynarlar. Onu izlemek bile çok keyiflidir. Geçen gün Bottle’ı parka çıkardım. Bu kez yanıma cep bilgisayarımı da aldım. Onunla çimenlere yayıldık. Uzandı ve etrafı izledi. Ben de www.bedava-gazino.com oyunlarından en sevdiğim oyun olan slot çevirme oyununu açtım. Güneşte çok net görünmese de bu oyun zaten tek bir tuşla oynanıyor. Makineden çıkan müzik sesleri Bottle’ın hoşuna gitti. Kalktı ve dans etmeye başladı. O kadar tatlı ki, güldüm ona. O da geldi beni yaladı, ekrana baktı. Sonra koştu, başka bir köpekle biraz oynadı. Bugün güzel bir gündü.
O’nun en sevdiğim halleri
Çok sakindir, acayip huzurludur. Çevresine hep pozitif enerji yayar. Çok zekidir, ince ince espriler yapar, beni güldürür. Sevgisini göstermeyi de, gösterilen sevgiyi almayı da çok iyi bilir. Bazen uzanır koltuğa, mesela bir dizi izlerken bana sorar: “ Beni seviyor musun?” der. Sonra da “ Göster, ne kadar seviyorsun?” diye ikinci soru gelir ardından. Ben de çocuksu bir sesle “ bu kadaaaayyy” derim, açarım kollarımı açabildiğim kadar.. Bunu her akşam yapar hemen hemen. İçim coşar O öyle yaptıkça. Ne kadar şanslı olduğumu düşünürüm öyle biriyle birlikte olduğum için. Tam bir keyif insanıdır. Yemekten, içmekten, kaliteli müzikler dinlemekten, kaliteli yerlere gitmekten hoşlanır. Aslında O'nun evdeki her hali bu özelliğini çok güzel yansıtır. Hele pazar kahvaltılarımız O'nunla tam bir keyif halinde geçer. Akşama gelecek ama birden “şimdi yanımda olsaydı “ hissine kapıldım yine.. O'nu çoookk çook seviyorum..
Yeni Bir Keşif
Eşimin işleri bu aralar çok yoğun. Maalesef bir haftadır eve çok geç geliyor. Ben de işten gelince yemeğimi hazırlayıp yiyip biraz da dizilere bakıp ayaklarımı uzatıp kestiriyorum. 11 gibi de yatıyorum. Dün akşam da aradı yine geç geleceğini haber verdi. Ben de artık çok sıkılmaya başlamıştım. Uzun zamandır eşimle aynı sofraya oturamamak onu görememek canımı sıkmıştı. Kendime bir meşgale bulmam gerektiğini hissettim. Sadece televizyon ile de olmayacaktı. Bilgisayarımı aldım kucağıma son çıkan albümleri internetten dinlemeye başladım. O sırada bir sitedeki online ve çok kazandıran bir bahis sitesi dikkatimi çekti. Üstelik ilk üyelik bonusu da oldukça iyi bir özellikti bence. Hemen şimdi girdim üye oldum. Bankadan para transfer ettim. Eşimle ve arkadaşlarımızla genelde kağıt oyunları oynardık. Ücretli kağıt oyunlarını açtım ve bir iki el oynadım. İlk giriş için oldukça şanslıydım ve kazandım.
Yaşam denen oyun
Yaşam bir oyun aslında. Senaryosunun bir kısmı önceden belirlenmiş, geri kalan kısmını ise sizin tamamlayacağınız bir sahne oyunu.. Böyle bakabildiğinizde taşların nasıl da yerli yerine oturduğunu kolaylıkla görebilirsiniz. Şimdi konuyu açalım biraz.
“Seneryanonun bir kısmı önceden belirlenmiş.” dedik ya. Düşünün, eğer Boğaz'da yalısı olan bir paşa dedeniz olsaydı ve o yalıda doğsaydınız her şey ne kadar değişik olurdu değil mi? Yalıda günleriniz leb-i derya manzara eşliğinde geçerdi ve muhtemelen ilerde babanızın size miras bırakacağı bir işi bir de yalısı olurdu. Yaşamsal kaygılarınız şimdikinden çok daha farklı olurdu böylesi bir durumda. İşte önceden belirlenmiş senaryo kısmı burası.. Yani yalısı olan paşa dede yerine terzi dükkanı olan bir dedenin torunu olmayı siz seçmediniz.. Yaşamın diğer yarısında ise senarist sizsiniz. Yani isterseniz çalışarak bir yalı sahibi olabilirsiniz. Ya da buradan girerek şansınızı deneyebilirsiniz.